
Nijer Cumhurbaşkanı Abdourahamane Tchiani’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle Türkiye’ye gerçekleştirdiği resmî ziyaret, Ankara-Niamey ilişkilerinde yeni bir stratejik eşiğe işaret etmektedir. Tchiani’ye ziyaret sırasında savunma, dışişleri, enerji, maden, ekonomi, tarım ve ticaret bakanlarının da dâhil olduğu geniş bir heyetin eşlik etmesi, iki ülke arasındaki ilişkilerin güvenlikten enerjiye, ticaretten kurumsal kapasite inşasına uzanan çok boyutlu bir iş birliği zemininde ilerlediğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle ziyaret, yalnızca iki ülke arasındaki olağan bir diplomatik temas olarak değil, Sahel’de değişen güç dengeleri ve Nijer’in dış ortaklıklarını çeşitlendirme arayışı bağlamında değerlendirilmelidir.
İletişim Başkanlığının açıklamasına göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Tchiani arasında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen görüşmelerin ardından Türkiye ile Nijer arasında eğitim, sağlık, ticaret ve diplomasi alanlarında üç belge ve bir ortak bildiri imzalanmıştır. Bu kapsamda, yükseköğretim alanında iş birliğine yönelik mutabakat zaptının 2026-2030 yılları için uygulanmasına ilişkin protokol, Ekonomik ve Ticari Ortaklık Komisyonu’nun (JETCO) kurulmasına ilişkin ortak bildiri, Nijer-Türkiye Dostluk Hastanesi’nin ortak işletilmesi ve devredilmesine ilişkin protokol ile Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi ve Nijer Cumhuriyeti Ulusal Diplomatik ve Stratejik Araştırmalar Kurumu arasında mutabakat zaptı imzalanmıştır.
Türkiye-Nijer arasında son yıllarda gelişen işbirliğini, yalnızca güncel güvenlik ve ekonomik ihtiyaçların sonucu olarak okumak eksik kalacaktır. İki ülke arasındaki ilişkiler, aynı zamanda tarihsel mirasın, karşılıklı güven arayışının ve geleceğe yönelik ortak stratejik vizyonun kesiştiği çok boyutlu bir iş birliğine dayanmaktadır. İki ülke arasındaki bağlar, Osmanlı Devleti’nin 16. yüzyılda Sahraaltı Afrika’da özellikle Nijer’de kültürel, siyasi ve stratejik etkisine kadar uzanmaktadır. Osmanlı Devleti’nin bölgede kendi idaresine girmiş olan Tebular ve Tuaregler gibi yerel topluluklarla kurduğu karşılıklı güvene dayalı ilişkiler, Türkiye’nin Nijer’deki olumlu algısını besleyen tarihsel bir miras bırakmıştır. Osmanlının bu tarihsel mirası, Türkiye’nin 1998’de başlattığı “Afrika’ya Açılım Eylem Planı” ile Ankara’nın Afrika politikasına kurumsal bir boyut kazandırması sonrasında daha fazla anlam kazanmıştır. Bu açılım süreci Nijer’le diplomatik temasların 2000’li yıllardan itibaren ivme kazanmasına zemin hazırlamıştır. 2012 yılında Türkiye ve Nijer’in karşılıklı olarak büyükelçilikler açması ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakan sıfatıyla 2013’te Nijer’e yaptığı resmî ziyaret ise ikili ilişkilerde yeni bir dönemin başlamasını sağlamıştır.
Bu tarihten itibaren Türkiye’nin Afrika’da stratejik ortak olarak gördüğü Nijer ile ilişkileri diplomatik temasların ötesine geçerek enerji, savunma, ticaret, eğitim konularında ve kültürel iş birliği gibi alanlarda daha somut bir nitelik kazanmıştır. Ankara, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) Program Koordinasyon Ofisi (PKO) ve Türkiye Maarif Vakfı okulları ile iki ülke arasındaki tarihî ve kültürel bağları güçlendirmektedir. Sağlık alanında ise en önemli adımlardan biri olan, Nijer-Türkiye Dostluk Hastanesi Ekim 2019’da hizmete açılmıştır. Bu adımlar ile Türkiye, Nijer ile ilişkilerinde yalnızca ekonomik çıkar odaklı bir politika izlemek yerine, uzun vadeli ve çok boyutlu ortaklık kurmayı hedeflemektedir.
2023’te Nijer’de yaşanan darbenin ardından Türkiye, diplomatik temaslarını kesmemiş ve Nijer’e yönelik ilgisini sürdürerek stratejik yatırımlarına devam etmiştir. 17 Temmuz 2024’te Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar’ın da yer aldığı üst düzey heyet Niamey’i ziyaret etmiştir. Ziyaret sırasında güvenlik, enerji ve ticaret alanlarında önemli anlaşmalar imzalanmış, eğitim ve sağlık alanlarında da iş birliği kararları alınmıştır. Ayrıca bu görüşmelerde petrol ve doğal gaz alanında iş birliği niyet beyanı ve Ekim 2024’te ise madencilik alanında iş birliği mutabakat zaptı imzalanması iki ülke arasındaki ilişkilerin enerji ve madencilik alanlarına da taşındığını göstermektedir.
İki ülke arasında son yıllarda öne çıkan diğer başlıklar ise terörle mücadele ve güvenlik alanındaki iş birliği olmuştur. Nijer, son yıllarda Sahel’de artan terör olaylarından etkilenen ülkelerin başında gelmektedir. Ülke, batı sınır bölgelerinde özellikle Liptako-Gourma güvenlik havzası üzerinden El Kaide bağlantılı JNIM ve DEAŞ bağlantılı ISSP’nin, güneydoğuda ise Çad Gölü Havzası üzerinden ISWAP ve Boko Haram unsurlarının terör faaliyetlerine maruz kalmaktadır. Nijer’in Fransa ve ABD başta olmak üzere batılı ortaklar ile olan askerî iş birliklerini sonlandırdığı bu ortamda Türkiye, gelişen savunma sanayii kapasitesi, terörle mücadeledeki tecrübesi, güvenlik işbirlikleri ve aktif diplomatik girişimleri sayesinde güvenilir bir stratejik ortak olarak öne çıkmaktadır. Bu unsurlar iki ülke arasındaki ilişkilerin stratejik boyutunu güçlendirmekte ve Nijer nezdinde Türkiye’nin önemli bir partner olarak görülmesini sağlamaktadır. Bu kapsamda Türkiye ile savunma ve güvenlik alanında iş birliği yapan Nijer, terörle mücadelede gücünü arttırmak için Türkiye’den çeşitli savunma sanayii ürünleri ithal etmektedir. Bununla birlikte Nisan 2026’da imzalanan Yerinde Eğitim Desteği Protokolü ise iki ülke arasında güvenlik iş birliğinin yalnızca savunma sanayii ürünlerinin tedarikiyle sınırlı kalmadığını, askeri eğitim desteği ve istihbarat alanları da kapsadığını göstermektedir. Bu işbirlikleri sayesinde Nijer’in terörle mücadelede daha etkili ve başarılı operasyonlar gerçekleştirme hedefine ulaşmayı istediği görülmektedir.
İki ülke arasında gelişen ilişkilerin temel başlıklardan biride ekonomik ilişkilerin ve ticaretin güçlendirilmesidir. Nijer’de 2023’te yaşanan askerî müdahalenin ardından Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) yaptırımları ve Batılı ortakların mali destek ile güvenlik iş birliğini askıya alması nedeniyle zorlu bir süreçten geçmiştir. Bu zor dönemde Nijer Başbakanı ve Ekonomi ve Finans Bakanı Ali Mahamane Lamine Zeine, ekonomik ve siyasi ilişkileri güçlendirmek için Türkiye’yi ziyaret etmiştir. Bu çerçevede Türkiye, Nijer ile ekonomik ilişkilerini geliştirmeye devam etmiştir.
Enerji, madencilik ve inşaat ve ticaret alanlarında gerçekleştirilen yatırımlar, Türkiye’nin Nijer’deki ekonomik görünürlüğünü artırırken Nijer’in kalkınma ve dış ortaklıklarını çeşitlendirme arayışına da katkı sunmaktadır. Nitekim Türkiye ile Nijer arasındaki ticaret hacminin 2012’de yaklaşık 38,9 milyon dolar düzeyindeyken 2025’te 273 milyon dolara yükselmesi, bu ekonomik yakınlaşmanın somut göstergelerinden biridir. Aynı yıl Türkiye’nin Nijer’e ihracatı 214 milyon dolar, Nijer’den ithalatı ise 59 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Bununla birlikte Tchiani’nin Ankara ziyareti kapsamında JETCO’nun kurulmasına ilişkin ortak bildirinin imzalanması ise ekonomik iş birliğinin daha düzenli ve kurumsal bir zeminde yürütülmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirilebilir.
Sonuç olarak bu gelişmeler, Türkiye ile Nijer arasında 2020 sonrasında ivme kazanan çok boyutlu iş birliğinin diplomatik söylemin ötesine geçtiğini; ticaret, kurumsal anlaşmalar ve sektörel ortaklıklar aracılığıyla somut sonuçlar üretmeye başladığını ortaya koymaktadır.
Vahap Yıldız – Sakarya Üniversitesi, Ortadoğu Enstitüsü, Afrika Çalışmaları



