
Türkiye’nin Nijerya ile ilişkileri Afrika’ya yönelik politikasında nasıl bir yere sahiptir?
Tunç Demirtaş
Genel çerçeveden bakıldığında Nijerya, Türkiye’nin Afrika politikasında çoklu eksenleri aynı anda taşıyabilen az sayıda ülkeden biri olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin Afrika’ya açılımı, ikili ilişkiler toplamının yanı sıra diplomatik ağ genişlemesi, ekonomik derinleşme, güvenlik iş birliği, insani-kalkınma kapasitesi ve çok taraflı platformlarda etki üretme hedeflerinin birlikte yürüdüğü bir stratejik tasarı olarak bulunuyor. Bu tasarı içinde Nijerya hem ölçeği hem de bölgesel çarpan gücü nedeniyle özel bir ülke olarak bulunmaktadır.
Birincisi, Nijerya Afrika’nın en büyük demografik ve ekonomik ağırlık merkezlerinden biri. Bu nedenle Türkiye’nin kıtada kalıcı bir ekonomik varlık ve pazar derinliği oluşturma hedefi bakımından stratejik bir kapıdır. Batı ve Orta Afrika’ya erişim, tedarik zincirleri, yatırımların bölgesel ölçeklenmesi ve AfCFTA’nın sunduğu geniş pazar potansiyeli açısından Nijerya, Türkiye’nin Afrika’daki ticari vizyonunun taşıyıcı kolonlarından biridir. Bu nedenle ikili ticaretin 5 milyar dolar bandına çıkarılması hedefi, iki ülke arasındaki hacmi ve Türkiye’nin Batı Afrika’da kurmak istediği daha geniş ekonomik ekosistemi de temsil ediyor.
İkincisi, güvenlik boyutunda Nijerya’nın terör, silahlı eşkiyalık ve deniz haydutluğu gibi çok katmanlı tehditlerle mücadele tecrübesi, Türkiye’nin Afrika’da kapasite inşası yaklaşımıyla örtüşmekte. Türkiye’nin savunma sanayii ürünleri, eğitim-danışmanlık, bakım-idame ve teknoloji transferi gibi unsurları aynı pakette sunabilmesi, Nijerya’yı hem bir alıcı hem de bölgesel güvenlik mimarisini güçlendirebilecek bir ortak haline getirmektedir. Bu, Türkiye’nin Afrika politikasında sıkça vurgulanan yerel aktörlerin kapasitesini artırma çizgisini somutlaştıran bir durum ortaya çıkarıyor.
Üçüncüsü, enerji ve stratejik kaynaklar alanında Nijerya, Türkiye’nin enerji arz güvenliği ve portföy çeşitlendirme hedefleri açısından anlamlı bir tamamlayıcı konumunda yer almaktadır. LNG tedariki, arama çalışmaları, sondaj faaliyetleri, rezerv tespiti ve üretim gibi alanlarda iş birlikleri ve uzun vadeli enerji koridorları, Türkiye’nin enerji diplomasisini yalnızca tedarik ilişkisine sıkıştırmadan, yatırım ve ortak risk paylaşımı zeminine taşıma iddiasıyla uyumludur.
Dördüncüsü, kurumsal ve eğitim diplomasisi, diaspora, iş konseyi mekanizmaları, standartlar ve stratejik iletişimi kapsayan toplumsal bağlar Nijerya’yı kısa vadeli anlaşmaların ötesinde ilişkiyi sürdürülebilir kılan bir partner konumuna yerleştirmektedir. Türkiye’nin Afrika politikasında kalıcılığı sağlayan asıl unsur bu ağların üretildiği ülkelerle kurulan derin ilişkidir. Nijerya bu açıdan yüksek çarpanlı bir örnek olarak bulunmaktadır.
Son olarak, çok taraflı düzlemde Nijerya’nın Afrika Birliği ve ECOWAS etkisi, Türkiye’nin Küresel Güney ile daha görünür bir diplomatik hat kurma arayışına siyasi ağırlık katmaktadır. Bu nedenle Türkiye-Nijerya ilişkileri, Türkiye’nin Afrika politikasında hem bölgesel erişim hem de stratejik meşruiyet üreten, merkezi bir yere sahiptir.
Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesi Nijerya açısından nasıl bir anlam ifade etmektedir? Stratejik özerklik bağlamında Nijerya dış politikasında bir çeşitlendirme olarak nasıl yorumlanabilir?
Talha İsmail Duman
Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesi, Nijerya açısından yalnızca yeni iş birliği başlıkları açan bir diplomatik hamle değil; dış politikada stratejik özerkliğe yönelen, fakat bunu temkinli biçimde inşa etmeyi hedefleyen bir çeşitlendirme arayışı olarak okunmalıdır. Bola Ahmed Tinubu’nun Ankara’ya gerçekleştirdiği ziyaret ve dokuz maddelik anlaşma paketi, Abuja Yönetimi’nin mevcut küresel güç dengeleri içinde hareket alanını genişletme isteğini yansıtmaktadır.
Bu noktada “stratejik özerklik” kavramını Nijerya açısından mutlak bir kopuş hedefi olarak değil, bağımlılık ilişkilerini dengelemeye dönük kademeli bir yönelim şeklinde değerlendirmek daha isabetli olacaktır. Nijerya halen ABD ile güçlü güvenlik bağlarını sürdürmekte, Çin ile ise altyapı ve finansman alanlarında yoğun bir ilişki yürütmektedir. Ancak ABD ile Çin arasında sertleşen rekabet ortamında, bu iki eksen arasında manevra alanının daraldığı ve dış politika esnekliğinin giderek daha dikkatli bir denge siyaseti gerektirdiği yönündeki farkındalık Abuja’da artmaktadır.
Son dönemde ülkede yaşanan güvenlik sorunları ve şiddet olayları bu bağlamda önemlidir. Hristiyan toplulukları hedef aldığı iddia edilen saldırılar, sahadaki karmaşık dinamikleri tam olarak yansıtmaktan uzak olsa da, ABD tarafından Çin’in Nijerya’daki varlığına karşı siyasi ve askeri angajmanı artırmak için kullanılan bir söylem çerçevesi üretmektedir. Bu süreçte Washington’un, insansız hava araçları ve doğrudan askeri iş birliği üzerinden Nijerya ile ilişkisini daha görünür ve operasyonel hale getirdiği gözlenmektedir. Abuja Yönetimi açısından bu durum, güvenlik desteği ile siyasi baskı arasındaki çizginin giderek belirsizleştiğini göstermektedir.
Türkiye ile geliştirilen çok boyutlu ortaklık, tam da bu nedenle Nijerya için dikkat çekici bir alternatif alan sunmaktadır. İmzalanan anlaşmalar savunma başlığının ötesine geçerek medya, yükseköğretim, diplomasi eğitimi, diaspora politikaları ve teknik standartlar gibi alanları kapsamaktadır. Bu çerçeve, Nijerya’ya yalnızca askeri kapasite değil, kurumsal ve toplumsal derinlik kazandırmayı hedefleyen bir ilişki modeli sunmaktadır.
Enerji boyutu da bu mimarinin dolaylı fakat stratejik bir parçasıdır. Kalite altyapısı, akreditasyon ve teknik iş birliği başlıkları, Nijerya’nın enerji ve petrokimya faaliyetlerini küresel piyasalara daha az siyasi kırılganlıkla entegre edebilmesi açısından yeni imkânlar yaratmaktadır.
Sonuç olarak Ankara’ya ziyaret, Nijerya’nın dış politikasında iddialı bir kopuştan ziyade, ABD-Çin eksenine sıkışmadan denge üretme ve manevra alanını genişletme arayışının ifadesidir. Türkiye bu denklemde, Abuja’nın hesaplarını çeşitlendiren ve alternatif üreten bir aktör olarak giderek daha görünür hale gelme potansiyeline sahiptir.
Türkiye-Nijerya savunma ilişkileri son dönemde nasıl bir seyir izlemektedir?
Melih Yıldız
Savunma ilişkileri Türkiye’nin Afrika ülkeleri ile geliştirdiği ilişkilerin en önemli sütunlarından birini oluşturmaktadır. Nijerya da bu bağlamda Türkiye’nin kıtadaki en önemli ortaklarından biridir. İki ülke arasındaki savunma ilişkileri 2010’ların sonlarında ivme kazanarak hızlı bir gelişim sürecine girmiştir. Türkiye ile Nijerya arasında 2018’de imzalanan askeri eğitim anlaşması iki ülke savunma işbirliğinin bu dönemdeki ilk önemli adımlarından biri olurken 2021’de imzalanan savunma sanayii iş birliği anlaşması ile de işbirliği zemini genişletilmiştir. Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu’nun 27 Ocak 2026’da Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaret sırasında iki ülke arasında imzalanan anlaşmalardan biri olan Askeri İşbirliği Protokolü ise bu yöndeki adımların son örneği olmuştur.
Türkiye ile Nijerya arasında gelişen savunma ilişkilerinin en güçlü olduğu alanın silah tedariki olduğunu söylemek mümkündür. Nijerya son dönemde Türkiye’yi ABD, Rusya ve Çin gibi büyük silah tedarikçilerine alternatif olarak değerlendirmektedir. Bunun sonucunda ise iki ülke Nijerya’nın askeri kapasitesini artırmak amacıyla güçlü bir işbirliği oluşturmuştur. Bu doğrultuda Nijerya kara, hava ve deniz gücünü artırmak amacıyla kısa süre içerisinde Türkiye’den önemli tedarikler gerçekleştirmiştir. 6 adet T129 ATAK helikopteri ve 43 adet TB2 insansız hava aracı tedariki Nijerya’nın terörle mücadelede operasyonel kabiliyetini büyük oranda artıran adımlar olmuştur. Türkiye’nin savunma sanayii kabiliyetlerinin Nijerya’nın güvenlik sorunlarına yönelik çözümler sunmasının bir diğer önemli örneği de Abuja ile Kaduna şehirleri arasında güvenlik sorunları yaşanan bir otoyolun güvenliğini sağlamak amacıyla gerçekleştirilen Nijerya Yol Güvenliği Projesi’nde 10’dan fazla Türk firmasının sistem ve alt sistemleriyle yer almasıdır. Zırhlı araçlar, insansız hava araçları, gözetleme kuleleri, komuta kontrol merkezi gibi çeşitli sistem ve alt sistemlerin yer aldığı proje kapsamında birçok Türk firması Nijerya’ya satış gerçekleştirmiştir. Nijerya geçtiğimiz yıllarda deniz gücünü geliştirmek amacıyla da Türkiye ile işbirliği içerisinde olmuştur. 2021’de Türkiye’den iki adet OPV76 Açık Deniz Karakol Gemisi tedarikine yönelik anlaşma imzalanırken 2023’de ise Nijerya’ya ait bir fırkateynin modernizasyonu ve bir adet Tuzla Sınıfı Karakol Gemisi tedarikine yönelik anlaşma imzalanmıştır. Atılan bu adımlar ile Nijerya’nın Gine Körfezi’ndeki korsanlık ve diğer yasadışı faaliyetlerle mücadele kabiliyetinin artırılması hedeflenmektedir.
Tunç Demirtaş – SETA Dış Politika Araştırmacısı
Talha İsmail Duman – Sakarya Üniversitesi, Ortadoğu Enstitüsü
Melih Yıldız – Sakarya Üniversitesi, Ortadoğu Enstitüsü, Afrika Çalışmaları



