
Mali’yi Nefessiz Bırakan Strateji: JNIM ve Başkentin Kuşatılması
Mali bugün derin bir kuşatmanın pençesinde. Bir zamanlar yalnızca çölün ıssız derinliklerinde saklanan silahlı gruplar, artık başkent Bamako’nun eşiğine kadar gelmiş durumda. Bu tablonun en kritik aktörü olan JNIM, Mali’yi yalnızca askeri bir tehditle değil, aynı zamanda ekonomik bir ablukayla da karşı karşıya bırakıyor.
Peki, haber bültenlerinde sıkça karşımıza çıkan bu yapı, nasıl oldu da koca bir devletin can damarlarını kesebilen ve halka kendi kurallarını dayatan bir güce dönüştü?
Devletin Boşluğunu Dolduran Yapı
Tam adıyla Cemaat Nusret el-İslam vel-Müslimin (JNIM), 2017 yılında bölgedeki çeşitli selefi-cihadi grupların birleşmesiyle, El-Kaide’nin Sahel bölgesindeki kolu olarak kuruldu. Ancak JNIM’i sadece radikal silahlı bir yapı olarak tanımlamak sahadaki karmaşık gerçekliği anlamak için yeterli değil.
Örgüt, zamanla yerel toplulukların şikayetlerini ve merkezi yönetime duydukları güvensizliği kendi ajandasıyla harmanlamayı başardı. Devletin fiziksel olarak çekildiği kırsal alanlarda kendi mahkemelerini kuran, anlaşmazlıkları çözen ve zekât adı altında vergi toplayan bir otorite inşa etti. Bir başka deyişle JNIM, Mali’nin kırsal alanlarından başlayarak, çoğu zaman cebir ve baskı yoluyla da olsa, devletin yokluğunda düzeni sağlayan bir muhatap haline gelerek kök saldı.
Yeni Silah: Ekonomik Abluka
2025 yılına kadar JNIM, daha çok çölün derinliklerinde askeri karakollara saldıran bir yapıydı. Ancak son bir yıldır stratejileri radikal biçimde değişti. Örgüt artık doğrudan orduyla sıcak çatışmaya girmek yerine, Mali’nin lojistik ve ekonomik can damarlarını hedef alıyor.
Bugün başkent Bamako’ya giden kritik sevkiyat hatları JNIM’in denetiminden geçiyor. Senegal ve Fildişi Sahili gibi komşu ülkelerden gelen yakıt tankerleri ve gıda konvoyları hedef alınarak kentsel alanlarda yapay bir kıtlık yaratılıyor. 2025’in son aylarında başkentte hayatı durma noktasına getiren enerji krizi ve bitmek bilmeyen elektrik kesintileri, bu ekonomik yıpratma taktiğinin askeri operasyonlardan çok daha etkili olabileceğini kanıtlıyor.
Güvenlikte Yeni Ortaklar ve Artan Boşluk
Mali’de 2020 darbesi ve akabinde Assimi Goïta’nın iktidara gelişiyle yaşanan jeopolitik eksen değişikliği, JNIM’in hareket alanını genişleten en kritik kırılma noktalarından biri oldu. Fransız askeri varlığının tasfiyesi ve BM Barış Gücü’nün (MINUSMA) çekilmesiyle doğan stratejik vakum, Rus unsurlarla doldurulmaya çalışıldı. Ancak bu yeni güvenlik mimarisinin daha çok şehir merkezlerine ve stratejik maden alanlarına odaklanması, uçsuz bucaksız kırsal alanları JNIM’in propaganda ve harekat alanına dönüştürdü.
Diğer yandan Bamako yönetimine göre bu yükseliş, sadece bir güvenlik boşluğu meselesi değil. Aksine, Batılı güçlerin yürüttüğü asimetrik bir vekalet savaşı. Mali Dışişleri Bakanı Abdoulaye Diop başta olmak üzere birçok Malili yetkili, bazı Avrupa ülkelerini “terörist gruplara istihbarat ve silah” sağlamakla suçluyor. Özellikle 2024’teki Tin Zaouatene çatışması sonrası Ukrayna askeri istihbaratından gelen açıklamalar ve sahada Ukrayna askerlerinin kullandığı mühimmatlarla benzerlik taşıyan ekipmanların tespit edilmesi, Mali hükümeti tarafından JNIM’in uluslararası bir destek ağına sahip olduğunun kanıtı olarak sunuluyor.
Sonuç Yerine
Bugün Mali, bir yanda askeri yönetimin “her şey kontrol altında” mesajları ve dış müdahale vurguları, diğer yanda ise ülkenin %60’ından fazlasında varlık gösteren JNIM gerçeği arasında sıkışmış durumda. 2025 boyunca örgüt, eskiden güvenli liman olarak görülen altın zengini batı bölgelerine ve güneydeki tarım havzalarına kadar sızarak operasyonel nüfuz kazandı.
2026 yılında Mali için asıl sınav devletin, halkın günlük hayatındaki otorite boşluğunu JNIM’den önce doldurup dolduramayacağı olacak. Sahra’nın derinliklerinden gelen bu gölge, artık sadece bir güvenlik sorunu değil Mali’nin geleceğine ortak olmaya çalışan devasa bir siyasi ve ekonomik gerçeklik olarak karşımızda duruyor.
Muhammed Yasir Bodur – Sakarya Üniversitesi, Ortadoğu Enstitüsü, Afrika Çalışmaları



